Etiket arşivi: teknoloji haberi

PlayStation TV’nin satışı durduruldu

Sony, PlayStation TV konsolunun Japonya’da satmayacağını açıkladı. Bu hamlenin, uyumluluk sorunları ve eksik özelliklerinden kaynaklandığı belirtiliyor.

Sony, 2013’ün Kasım ayından bu yana, kullanıcıların TV platformunda PS Vita ve PSOne oyunlarını oynamalarını sağlayan PlayStation TV çözümlerinin satışını gerçekleştiriyordu.

Firmanın PSTV Japonya ürün sayfasında yaptığı güncellemede belirtilene göre, ülke içerisinde ürünün dağıtımı durdurulmuş durumda ve Japonya’da olup da bu ürünü isteyen kişilerin, mağazaları arayarak kalan ürünleri bulmaları gerekiyor.

Ürünün dağıtımının diğer ülkelerde de durdurulup durdurulmayacağı ise henüz belli değilken, Sony’nin kendisinin de Vita oyunları üretmediği düşünülürse, PSTV’nin geleceğinin pek parlak olduğu söylenemez.

teknoloji-3

Eğer PSTV’nin dünya genelinde dağıtımı durdurulsa pek şaşırtıcı olmaz. Vita oyunlarının genel olarak çok popüler olmadığı bir gerçek ve PSTV sadece bazı Vita oyunlarını, indirilebilir PS1 oyunlarını ve Remote Play özelliğini çalıştırabiliyor.

Ayrıca kendi fiyat seviyesindeki diğer konsollar ile karşılaştırıldığında çok etkili bir medya merkezi olarak çalıştığı da söylenemez. Cihazın sunulmasının çok kısa bir süre sonrasında gelen fiyat düşüşleri de (Amazon‘da 45 dolara satılıyor) ürünün en başından itibaren çok ilgi çekici olmadığını kanıtlar nitelikte.

‘Teknoloji’ deyince aklımız gidiyor!

Hasta olmak akciğeriniz, bağırsaklarınız ya da idrar yollarınızın tekelinde değil. Adına akıl dediğimiz soyut düzenek de düzenli olarak hastalıklardan müzdarip olabiliyor. Dijital hayatın (biraz alacaklı gibi) kapımızı çalıp ayakkabılarını çıkarmadan içeri girdiği bu çağda, teknoloji de mental bozukluk evreninde önemli bir alan kaplamaya başladı.

Girişi de yaptık, o halde insan beynine kısa devre yaptıran teknolojik hallere göz atabiliriz.

TELEFONUM TİTREDİ SENDROMU

Akıllı telefonunuzu ender olarak elinizden bırakıp cebinize koydunuz, sonra bir anda titrediğini hissettiniz. Ancak elinize aldığınızda ekranda hiç bildirim yoktu. Telefonzaten sessizdeydi. Ve hatta belki telefonunuz cebinizde bile değildi.

Evet, bir miktar tuhafsınız ama yalnız değilsiniz. Kendini iyi bir mobil kullanıcı olarak tanımlayan kişilerin yüzde 70’i ‘Telefonum Titredi Sendromu’nu yaşamakta.

iDisorder kitabının yazarı Dr. Larry Rosen’e göre beynimiz geçmişte parmağıyla kazıyıp geçtiği kaşıntı, atma (ya da sadece pantolunun teması) gibi sıradan durumları, bugünlerde ‘Dünya beni çağırıyor, hemen onu kurtarmalıyım’ diyerek karşılamaya başlıyor. Çünkü vücudumuzun parçası haline gelen küçük kutu, aslında aklımızın da bir uzvu artık.

Çözüm önerim: Telefonu ya elinizde tutun ya da masaya koyun. Karşınızda gücendireceğiniz 3 dosta karşı Facebook’ta (sokakta selam vermeyecek olsanız da) ‘like’larını hortumlayacağınız 500 arkadaşınız var.  

MOBİLSİZLİK FOBİSİ

Geçtiğimiz yıl, bu satırlarda ‘Sevgilinizi mi yoksa cep telefonunuzu mu evde unutursanız daha çok yıkılırsınız?’ diye sormuştum. Yanıt Nomophobia (Mobilsizlik fobisi) rahatsızlığının detaylarında saklı. Telefonsuz kalmanın birçok nedeni olabilir. Cihazı evde unutmak, pilin bitmesi, şarj aletinin olmaması, Starbucks’ta priz bulamamak gibi. Çok fazla birinci dünya problemi gibi görünse de sözkonusu mental bozukluğu tedavi etmek için özel merkezler açıldığını söylemek gerek. Bildirim bağımlılığından ve geride kalma korkusundan ötürü telefonsuzluk birçok insanda ciddi kaygı ataklarına neden oluyor.

Çözüm önerim: Koli bant

FACEBOOK DEPRESYONU

Gerçek dünya: İnsanların mutlu olmak için çabaladığı yer.

Facebook dünyası: Bunu başaramadıklarını sakladıkları yer.

Facebook’ta yaratılan mutluluk ve başarı ütopyası (herkesin kendi sahteliğinin farkında olması nedeniyle) kişilerdeki yetersizlik duygusunu besliyor.  Yapılan araştırmalar, özellikle gençlerde Facebook’ta geçirilen süre ile depresyon arasında pozitif bir ilişki olduğunu gösteriyor.

Çözüm önerim: Kafayı rahatlatın, herkes mutsuz.

SİBER KONDURMA

Bir insanın Twitter ölümü ve gerçek vefatı nasıl hep eş zamanlı olamıyorsa, internetin hastalık teşhisleri ile doktorlarınki de genelde senkron sorunu yaşıyor. Cyberchondria da (Mükemmel çevirdim, kabul edin) internette okuduğu hastalığın kendisinde olduğuna ikna olmaya deniyor.  ‘Şeytan tırnağı’ diye arattığınızda ‘Parmağınız düşecek!’ diye karşımıza çıkan Google, hastalık  hastalarına pek yaramadığı gibi ciddi kaygı ataklarına neden olmakta.

Çözüm önerim: Aile hekimi. Doktor girmeyen eve internet girer.

Hava içilir mi ?

Hava içilir mi ? sorusu biraz saçma gelebilir fakat evet teknoloji ile bu da mümkün artık.  Uzun yol bisiklet kullanıyorsanız şehirler arası veya dağ bisikleti suyunuzu hızlı tüketeceğiniz kesin sanırım bu şekilde susuz kalan biri aklına havadaki oksijenden su üretmek aklına gelmiş olmalı.

Bisikletlerin su şişeleri genelde küçük olduğundan su ihtiyacını karşılamada yeterli olmuyor. Havayı suya dönüştüren bu şişe ise suyun bitme derdini ortadan kaldırıyor. Endüstriyel tasarımcı Kristof Retezar‘ın geliştirdiği Fontus isimli şişe su üretmek için havadaki nemi kullanıyor. Filtrelerden geçen hava suyun damlalar halinde şişenin içerisinde depolanmasını sağlıyor. Tabii tahmin edebileceğiniz üzere litrelerce su elde edilemiyor ancak bir saat içerisinde 500 mililitrelik su depolanabiliyor. Bu da böylesine devrimsel bir şişe için şimdilik yeterli görünüyor. Prototip aşamasında olan şişe için yakın zamanda bir fon toplama kampanyasının başlatılacağı belirtiliyor.Bizde inşallah biran önce uygun fiyat ile piyasaya çıkmasını bekliyoruz.